|
Kategori: Belirtilmemiş
İnternetten para kazanmanın en kolay yollarından biri olan Google Adsense uygulamalarında geçenlerde önemli bir değişiklik daha yapıldı. Muhtemelen biliyorsunuzdur, eskiden her sayfaya Adsense bağlantı birimlerinden (sayfanın sağ üst tarafında duranlar gibi) yalnızca birer adet koyabiliyorduk. Haziran ayında Google Adsense'den yapılan bir duyuruyla, artık bu bağlantı birimlerinden her sayfaya üçer tane konulabileceği açıklandı. İngilizce aslı "link units" olan bu bağlantı birimleri, ziyaretçilerinizin bir tık'ıyla onları reklamlarla dolu başka bir sayfaya götürdüğü için bu, Google açısından çok kar imkanı taşıyan bir durum herhalde. Ancak normal metinli veya resimli "reklam birimlerinden" (ad units) farklı olarak biz Adsense yayıncılarının hesabına para yatabilmesi için ziyaretçinin üst üste iki kere tıklaması gerektiğinden (yani bir- sayfanızdaki bağlantı birimine/linke, iki- açılan reklam dolu sayfadaki bir reklama), bize pek cazip görünmez. Herhalde, diyorum, bu bağlantı ünitelerini biz yayıncıların gözünde de biraz daha kullanışlı bir hale getirmek için böyle bir değişikliğe gittiler. Yoksa biliyorsunuz, düne kadar bir sayfaya en fazla 3 normal reklam birimi, 1 bağlantı birimi olmak üzere en fazla 4 Adsense reklam bloğu koyabiliyorduk. Normal (üstteki gibi) reklam birimlerinin sayısı yine aynı, ama bağlantı birimleri dediğim gibi 3'e çıkartıldı. Gerçi sayfası ve içeriği bu kadar çok reklamı kaldırabilecek durumda olmayan hiç kimseye 3 bağlantı birimini birden koymasını önermem. Gelen ziyaretçiyi kaçırmaktan başka bir işe yaramaz. Sayfanızın içeriği zenginse, ziyaretçilerinizin gözünü rahatsız etmeyecek şekilde araya serpiştirebilirsiniz. Bunlar zaten, şekil itibariyle (ya yandaki gibi dik oluyorlar, ya da yatık) bir sayfanın içeriğiyle göze batmadan, rahatlıkla kaynaşabilecek gibiler. Örneğin, şimdi Google'da yaptığım kısa bir aramayla bulduğum şu sitenin sahibi arkadaş, yeni düzenleme uyarınca sayfasına iki Adsense bağlantı birimi daha ekledikten sonra, gelirinin bir anda çok fark ettiğini ve artık toplam Adsense gelirinin üçte birinin sadce bu bağlantı birimlerinden geldiğini anlatıyor. O kadar karmaşık ve kendinden bol linkli bir sayfada, sağa sola eklenen 3 adet Adsense link birimi de hiç göze batmıyor, hatta arada kayboluyor. Bir çok kişinin aksine ben oldum olası, bu bağlantı birimlerini çok severdim zaten. Evet, belki para kazanabilmemiz için ziyaretçinin iki kere tıklaması gerekiyor, ancak nasıl oluyorsa bir şekilde tıklıyorlar herhalde, çünkü Adsense kanallarım sayesinde takip ettiğim kadarıyla tıklama sayısı olarak da, tıklama başına ücret olarak da diğer metinli Adsense reklamlarından bir fark görmüyorum. Hatta, bizdeki Adsense reklamları Batı'daki kadar çeşitli olmadığından, çoğu zaman sayfamızda yayınlanan metinli Adsense reklamları maalesef tam içeriğimizi tutturamıyor, o yüzden de içerik hedefli olarak (belli bir arama sonucunda) sayfamıza gelen ziyaretçilerin genelde ilgisini çekemiyor (gerçi bu durum giderek düzelmekte). Ancak bu link birimleri doğrudan arama motorundan sayfanıza gelen ziyaretçinin aradığı kelimeye göre her seferinde değişebiliyor ve kullanıcı için diğer reklamlara oranla çok daha tıklanabilir görünüyor. Yine bir çok kişi, sayfanın üst kısmına başlığın hemen altına veya üstüne yerleştirdikleri yatay Adsense bağlantı birimlerinin daha fazla tıklandığını anlatırken, nedense benim sayfalarımda yan sütunlara yerleştirdiğim dik Adsense bağlantı bantları hep daha çok işe yaramıştır. Ama madem artık bir tane sınırlaması kalktı, tepeye ayrı, yana ayrı koyar (tabi, onları ayrı ayrı kanallarla isimlendirmeyi de unutmadan) hangisinin sizde daha çok işe yaradığını kendiniz keşfedersiniz. Zaten Adsense'in en güzel tarafı da bu: Kesinlikle sahteciliğe kaçmadan, her bir reklam birimi için ayrı ayrı oluşturduğunuz kanalları yakından takip ederek ve gereken değişiklikleri yaparak Google Adsense'den, sitenizin veya blogunuzun izin verdiği ölçüde, mümkün olan en çok parayı kazanmanız mümkün. (Kaynak: http://maraze.blogcu.com) dizin
14:10 - 2/9/2007 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
24 yaşındaki Yale mezunu Justin Kan ile 23 yaşındaki grafiker, komedyen Justine Ezarik şu günlerde 24 saat sürekli kafalarına monte ettikleri minik web kameralarla dolaşıyorlar ortalıkta. Evet, video blogculuğu olayını bir kaç adım ileri götüren Justin ve Justine kafalarından neredeyse hiç çıkartmadıkları kasketlerinden 24 saat internetten yaşamlarını naklen yayınlıyorlar. Bu da yetmezmiş gibi, (tabii, ABD'nin her köşesine yayılmış kablosuz internet sayesinde) sırt çantalarında her yere taşıdıkları notebooklarıyla aynı anda seyircileriyle yazışabiliyorlar.
Justin.tv adlı sitesinden devamlı yayın yapan Justin Kan, California eyaletinde yasak olduğu için kamerasını umumi helalarda kapatmak zorunda kalıyormuş, ama o kadar. Yayınladığı görüntülerin olası çocuk izleyiciler açısından sakıncalı hale gelmemesi için de, kız arkadaşıyla yatak odasında başbaşa kaldığında da kamerasını başından çıkartıp, mikrofonu açıyormuş.
Tabii, ikisinin de yaşamı büyük ölçüde internet başında geçtiğinden, izleyiciler nadiren bilgisayar ekranından veya onların saatlerce bilgisayar başında oturuşlarından başka bir şey görebiliyorlar. Görüntüye biraz aksiyon katmak isteyen bir seyirci geçenlerde polis imdat'ı arayıp Justin Kan'ın dairesinde bir bıçaklama olayı olduğunu ihbar etmiş. Sahte ihbar üzerine harekete geçen polisler, ellerinde silahlarla Justin'in dairesine dalmışlar, site takipçileri de olayı internetten an be an izlemiş.
Justin, mart ayında Justin.tv adlı sitesini açtığından bu yana kafasında kamerasıyla dolaşıp, hayatından neredeyse kesintisiz canlı yayın yapıyor. Başta sadece Justin'in hayatının gösterildiği tek bir "kanal" olarak başlayan Justin.tv, bugün başka "gerçek yaşamcı"lara da ev sahipliği yapıyor: her gün iç çamaşırlarıyla Times Square'de gitar çalan New Yorklu "Çıplak Kovboy", 2008 ABD başkan adaylarından Ron Paul, vs .
Geçenlerde, bir kutu içinde kargoyla gelen 300 sayfalık ilk iPhone faturasının videosuyla internette bir anda ünlenen sarışın güzel, Justine Ezarik de yine Justin.tv'den yayın yapan bir başka sadık gerçek yaşamcı.
Bu işi ne kadar severek de yapsa, Justine bazı erkek izleyicilerinden gelen taciz mesajları yüzünden zaman zaman daralıyor, doğal olarak. Kendileriyle sokakta röportaj yapılırken her ikisi de bir yandan sorulan sorulara yanıt verirken, bir yandan da kendi izleyicilerine yayın yapmaya ve yanlarından ayırmadıkları notebook'larıyla internetten gelen sorulara cevap vermeye devam ediyor. Justine'nin oturduğu bankın az ilerisindeki plajı farkeden izleyiciler, onu bikinili görebilme umuduyla, plaja gitmesi için ısrar ediyorlar. Ama Justine de, Justin gibi çocukların da izleyebileceği "sakıncasız yayıncılık" yapmak konusunda kararlı.
Justin ve ortakları, Justin.tv'yi kurmak için bir internet yatırım grubundan destek almış. İzleyici rakamları hızla artıyormuş. Şu anda siteye günde 30-40 bin ziyaretçi geliyormuş. Justine de, Justin.tv'deki yayınına başladıktan sadece bir iki hafta sonra Hollywood'un en önemli ajanslarından birinden teklif almış.
Treat Acne Naturally
02:01 - 30/8/2007 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
Bu blogdaki başka yazıları okuyanlar belki farketmiştir ama ben yine de tekrarlayayım: efendim, web'de iki aşkım var benim, biri Firefox, diğeri de istatistik servisim StatCounter, sağolsunlar, ikisi de ilk tanıştığımız günden beri bir kez bile güvenimi sarsmadan bu web yolculuğumda bana neredeyse 2 yıldan fazladır eşlik ediyorlar ve çok yardımcı oluyorlar. Belki bunun için beni bencillikle suçlayacaksınız ama beni en çok etkileyen taraflarından biri de bu işi tamamen karşılıksız yapıyor olmaları ve benim şu sanal alemdeki her türlü ihtiyacımı ben daha leb demeden anlayıp, bir çare üretmeleri. Ne zaman konu onlardan açılsa, hiç sıkılmadan, zevkle, uzun uzadıya meziyetlerini övebilirim. Bu yazı da Firefox ile ilgili. Geçen gün "Quick Online Tips" adlı yabancı bir blogda, Firefox'un, çoğu birbirinden harika yüzlerce eklentisinden 50 tanesinin tanıtıldığını gördüm. Firefox eklentilerine her gün yenileri eklendiği için bu işin cetvelini tutmak biraz zor. "Hazır, böyle bir liste buldum, paylaşayım" dedim. Aşağıdakiler 50 eklentilik listeden sadece ilk bakışta benim dikkatimi çekenler. Ama asıl mecraında, yani Firefox Mozilla Store'da (Firefox'u yükledikten sonra buraya girebiliyorsunuz) daha yüzlerce, her ihtiyaca uygun Firefox eklentisi bulmak mevcut. Bence mutlaka bir göz atın. Eğer henüz Firefox kullanmaya geçmediyseniz de, önce Firefox yükleyin sonra da binbir çeşit eklentilerinin zevkini çıkarın. (Bu yazının sağ tarafındaki sütunun ortalarında beyaz bir balon şeklinde bir Firefox linki görüyorsanız, ona tıklayarak, ücretsiz olarak anında hızlı, güvenilir, kullanıcı dostu Firefox'u Google araç çubuğuyla beraber yükleyebilirsiniz.)
* Copy Plain Text (Sade Metin Kopyalama) - Seçtiğiniz metni formatsız, sade haliyle başke bir yere kopyalamanızı sağlıyor. Bir yazıyı copy/paste edip sonra da beraberinde gelen farklı font boyutundan, koyulaştırılmış yazılardan, vs. rahatsız olduğunuz olmuyor mu? Farklı formatlar içeren bir metni, NotDefteri'ne kopyalayıp, oradan tekrar copy/paste etmenize gerek kalmadan, sadece metni koplayalar. * Google Images Re-Linker (Google Grafikleri Linkleyicisi) - images.google.com'daki küçük (thumbnail) resimleri tıklayınca, resmin çerçeveli hali açılmadan, doğrudan tam boyutlu resim açılıyor önünüze. * AutoCopy (Otomatik Kopyalama) - Herhangi bir web sayfasında bir metni seçtiğinizde doğrudan clipboard'a kopyalanmış oluyor. * Flashblock (Flash Engelleyici) - Bir web sayfasındaki tüm Flash içeriğin yüklenmesini engelliyor. * Pearl Crescent Page Saver - Screenshot çekmenizi ve tam bir web sayfasını kaydetmenizi sağlıyor. * Copy URL+ - İstediğiniz dokümanın adresini, başlığı ve seçtiğiniz metin gibi ek bilgilerle beraber clipboard'a kopya ediyor. * Mystickies - Web'in dört bir tarafına sticky'ler yapıştırıp, onları da etiketlerle organize edebiliyorsunuz. * Yoono - Web'de surf ederken anında alternatif siteler önerip, aynı konularla ilgilenen insanları buluyor. * SeoQuake - Google ve Yahoo arama sonuçlarını sitelerin link sayıları, Google ve Yahoo'da indekslenmiş sayfa sayıları, PageRank'leri, yaşları, vs. bir sürü SEO (arama motoru optimizasyonu) faktörüyle beraber karşınıza çıkarıyor. * NextPlease! (Sıradaki!) - Google, Yahoo, Ebay, Amazon ve başka bir çok sitenin arama sonuçları listelerinde bir sonraki ve önceki bağlantılara kolayca atlayabilmeniz için kısayollar oluşturuyor. * BetterSearch (Daha İyi Arama) - Google, MSN Search, Yahoo Search, A9, Answers.com, AllTheWeb, Dogpile.com, del.icio.us ve Simpy.com arama sonuçlarını yanlarında sayfaların minik resimleri (thumbnails) ve Amazon ürün resimleri, vs. ile beraber yayınlıyor. * Gmail Manager - Farklı Gmail hesaplarını idare etmenizi ve "yeni mail'ler konusunda uyarılmanızı sağlıyor. * Gmail Notifier - Gmail hesaplarınızdaki mailleri kontrl edip, size bildiriyor. * AJAX Yahoo! Mail - Tek bir tıklamayla maillerinizi görmenizi sağlıyor. Yahoo mail'e AJAX desteği veriyor. * Web Developer - Webmasterların işine yarayacak çeşitli araçları bir menü ve araç çubuğuyla beraber browser'ınıza ekliyor. * Scribefire - Wordpress, Blogger ve MovableType üzerindeki bloglarınıza kolayca içerik post etmenizi sağlayan tam teçhizatlı bir blog editörü. (kaynak: Tebeşir)
Directory Free Add Web URL
06:37 - 28/8/2007 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
Ya da buna John Chow, Google’a ne yapmaya çalıştı? da diyebiliriz. Vakti zamanında, internette link arayışına çıkmışken, tek bir adet johnchow.com bloguyla ayda 10 bin dolar kazanabildiğini iddia eden John Chow’un linkbait girişimine rastlamıştık. Ünlü Kanadalı blogcu/internet girişimcisi John Chow, “make money online” (internetten para kazanmak) anahtar kelimelerinde Google’da 1. sıraya oturabilmek için, kendi blogu hakkında iyi veya kötü tanıtıcı bir yazı yazan ve bu yazı içerisinde “make money online” kelimeleriyle www.johnchow.com’a link veren herkesin sitesine kendi PR 6 blogundan link vereceğini vaadediyordu. Verdi de… Sanırım en son 23 haziran’da 85. link grubunu yayınlamış. Her bir grup 10 siteden oluştuğuna göre, aylardır süren bu beleş link kampanyası kapsamında kendi blogunda John Chow’un blogunu tanıtarak “make money online” kelimeleriyle Johnchow.com’a link veren toplam 850 blog olmuş. İnanın beleş bir johnchow.com linki için johnchow.com hakkında tanıtıcı bir yazı yazmış ve “make money online” kelimeleriyle ona link vermiş yüzlerce blog daha sırada bekliyordur. Ancak son gelişmeler nedeniyle bayağı bir süre daha bekleyecekler gibi görünüyor - bu arada johnchow.com’a yönelmiş linkler yerli yerinde duracak tabi. (dursun tabi, bir linki mi esirgeyeceğiz çocukcağızdan) Dün JohnChow.com’a girdiğimde, John Chow'un hem kendi adı olan “John Chow” kelimelerinde hem de bundan bir kaç hafta öncesine kadar sahiden de 1.liği koruduğu “make money online” anahtar kelimelerinde Google tarafından kötü bir tokat yemiş olduğunu öğrendim.
Bundan bir kaç hafta önce, John Chow uğrunda o kadar uğraştığı ve iddialı olduğu “internetten para kazanmanın yolları” (ingilizcesi tabi) kelimelerindeki 1.liğini yine kaybetmiş, bu durum da bu konularda bilirkişi geçinen bazı yabancı blogcuların ağzına sakız olmuştu: “John Chow sonunda fazla zorlamasının karşılığını aldı”, “Google’la oynamaya gelmez ben bunu John’a söylemiştim”, “hah gördük işte linkbait yapan John’ın başına gelenleri, beni dinleseydi!” vs., vs. Ancak bazılarını nedense çok heyecanlandıran bu durum sadece bir kaç gün sürdü ve bir kaç gün sonra Johnchow.com yeniden “make money online” kelimelerinde Google’da 1. sıraya oturdu. Takipçileri, nasıl olup da bir kaç günde yeniden Google’ın tepesine oturduğunu açıklaması için adeta ona yalvarıyordu, ama o uzun süre bir açıklama yapmadı, sonra da benim bilgisayarım bozuldu zaten. Ancak son hatırladığım JohnChow’un bu geri dönüşle ilgili olarak “Google webmaster tavsiyelerinin çok iyi okunması ve uygulanması gerektiğinin” altını çizdiği. Bir başka blogcu da bunun üzerine Johnchow.com’un Google’dan kaybolmadan önceki ve sonraki HTML kodlarını inceleyerek, John Chow’un daha önce, Googlebotlara açması gereken bir çok dosyasını ve sayfasını “büyük bir dangalaklık sonucu” yasakladığı, o bölgelere giremeyen Googlebotların da doğal olarak Johnchow.com’un büyük kısmını tarayamadığı için “make money online” kelimelerinde 1. sırayı kaybettiği… Bunun ardından paniğe kapılan John chow’un o bir kaç günde “allahım, naapmış olabilirim?” diye Google webmaster guidelines başta, bulabildiği herşeyi hatmettiği ve hatasını düzelttiği ardından da hemen 2-3 gün içinde Google’da “make money online” kelimelerinde 1 numaraya döndüğü.?? Demek o 2-3 günlük öncü sarsıntı, arkadan gelmeye hazırlanan büyük depremin habercisiymiş. (yazının kaynağı: Tebeşir)
Yazıya ek: Bu arada şu iki adet John Chow yazısıyla bir anda bu blog da, yani Tebeşir de "John Chow listesinde 3. sırada yayınlanmaya başladı. Aynı listede bunun hemen altındaki sıra da yine bu yazının ilk yayınlandığı bana ait bir Wordpress blogu. Ne yazarmışım ama! (3.08.07)
Blog Directory dizin iddaa Site Ekle Bloglar Alemi
17:51 - 23/7/2007 - {2} -
Kategori: Belirtilmemiş
Bir de Hamlet Batista var, JohnChow.com’un sıkı takipçisi olmasının dışında kendisini “eski bir SEO iti” olarak niteliyor ve henüz 2-3 aylık şahsi blogunda “internette başarıya ulaşmak için ileri arama motoru pazarlama teknikleri” öğretiyor. Ama ben ona çok gülüyorum. Fotoğrafına mı yoksa o ben bilirim, ben anlarım havalarına mı bilmiyorum.
Neyse bu ağbi de Johnchow.com’un haziran başında Google’da “make money online” kelimelerindeki 1.liğini kaybederek bir kaç günlüğüne listelerden yok oluşu sırasında “john Chow’un kendisine yöneltilen tüm linklerin aynı kelimelerden oluşmasını (yani linkbait) şart koşmakla çok büyük bir hata yaptığını, giriştiği bu linkbait oyunuyla kendi ölüm fermanını imzaladığını, ancak hem kendisinin (yani koca SEO iti Hamlet Batista’nın) onu uyarması hem de Google’ın onu çarpması üzerine yaptığı büyük hatayı anlayıp, kendisine “make money online” (internetten para kazanmak) yazısıyla link verenlerin büyük bir kısmına acilen email göndererek johnchow.com’a yönelttikleri linklerdeki “make money online”ı başka kelimelerle değiştirmelerini rica ettiği, insanların bunu yerine getirdiği ve linklerde yaratılan bu çeşitlilik (ve tabii Hamlet Batista’nın tavsiyesi) sayesinde hepsi hepsi 2-3 gün içinde yeniden Google’da “make money online” kelimelerinde 1. sıraya oturmayı başardığını iddia ediyordu; hala da ediyor... Neyse o bir kaç günlük listelerden yokoluş bence google’ın algoritmalarında yapmakta olduğu değişikliklerin ilk cızırtılarıydı (benim olayı Hamlet Batista gibi ileri SEO teknikleri terimleriyle anlatacak halim yok tabi) - hani cep telefonunuz çalmadan telefon ya da bilgisayarınız cızırdamaya başlar, anlarsınız telefonun çalmak üzere olduğunu veya televizyonda radyoda kanal ararken önce cızırtılar gelir anlarsınız yakında bir kanal var...
Kısacası, johnchow.com’un şimdiki durumu şu: hem kendi adında yani, John Chow’da hem de çok iddialı olduğu “make money online” kelimelerinde Google’da yok. (bu yazı yazıldıktan 1 hafta kadar sonra "make money online" arama sonuçları arasına 55. sıradan, "John Chow" aramasına da 50. sıradan dönüş yaptı. Google'da "john chow" diye aratınca, gelen ilk 49 site zaten bizim gibi john Chow'un başına gelenleri anlatan sayfalar)
“Google’ı fazla zorlamış olabilirim” diyerek günah çıkartan Chow, aylardır yazı karşılığı dağıttığı beleş linkleri de 85. gruptan yani 23 haziran’dan beri durdurmuş durumda. “Zaten asla bütün yumurtalarımı aynı sepete koyma aptallığını yapmam” diyerek kendini avutan John Chow şöyle yazmış: “Kendi adımda Google’da olmayabilirim ama nasılsa Google’da “john Chow” aramasında gelen ilk 10 sayfadaki tüm sayfalar bana link veriyor (aynı bizim Tebeşir' gibi yani), bu nedenle fazla bir şey kaybetmiş sayılmam ayrıca trafiğim için asla tamamen Google’a güvenmedim, size de güvenmenizi tavsiye etmem, binlerce kişi bu blogu bookmark etmiş durumda, 6 bin kişi de blogumu RSS vasıtasıyla takip ediyor. Google yerinde durmuyor (durmayı da göze alamaz zaten), arama sistemini sürekli değiştiriyor o yüzden herhangi bir sitenin sonsuza kadar 1. sırayı işgal etme ihtimali neredeyse sıfır.”
Not: "Google John Chow'a naaptı?" başlıklı bu yazı aslen 8 temmuz 2007 tarihinde yine bana ait olan zonenoktaorgg.wordpress.com'da yayınlandıktan bir kaç hafta sonra buraya taşınmıştır.

17:29 - 23/7/2007 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
* Allintitle - Tüm kelimeleri başlıkta aramak: Bir kelime veya kelimeleri sadece site veya sayfa başlığında kullanmış sayfaları bulmak istiyorsanız, allintitle kelimesini kutuya yazmak zorundasınız. Örneğin: "allintitle: google SEO" yazarsanız, başlığında "google" ve "SEO" kelimeleri bulunan sayfalar gelecektir sadece (iki nokta üstüsteden sonra boşluk bırakıyoruz). * İntitle - Tek kelimeyi başlıkta aramak Arama kutusunun başına "intitle" kelimesini koyarsanız, başlıkta arayacağı kelimeleri bir taneyle sınırlayacaktır. Örneğin: "intitle: google SEO" diye yazdığınızda başlıkta "google" kelimesi olan ve sayfanın geri kalan yerlerinde "SEO" kelimesi olan sayfalar gelecektir.
* Allinurl- Tüm kelimeleri URL'de aramak Aramak istediğiniz kelimelerin başına "allinurl" kelimesini eklerseniz, Google size yalnızca o kelimelerin URL'lerde, yani web adreslerinde geçtiği sayfaları getirecektir. Yani, "allinurl: Google SEO" diye yazarsanız, URL'lerinde "Google" ve "SEO" kelimeleri bulunan websayfalarını bulursunuz. Ancak, bu arama fonksiyonunun, yalnızca kelimeleri aradığını, URL'lerde yer alabilen "nokta, /, -, vb." gibi işaretleri algılamadığını unutmayın. Halihazırda URL'leri bu tür bileşenleriyle aramanın bir yolu yok. * Inurl - Tek kelimeyi URL'de aramak Anahtar kelimelerinizin başına "inurl:" diye yazarsanız, bu sefer de yalnızca iki nokta üstüste işaretinin hemen ardından gelen kelimeye URL'sinde yer verip, aradığınız diğer kelimeleri sayfanın başka yerlerinde kullanmış sayfalar gelecektir. Örneğin: "inurl:google SEO" diye yazdığımızda, URL'sinde "Google" kelimesi geçen ve sayfanın geri kalan yerlerinde "SEO" kelimesi bulunan web sayfalarını bulabiliriz. Ancak üstteki "allinurl" aramasından farklı olarak "inurl" koyduğumuzda iki nokta üstüsteden sonra boşluk bırakmamamız gerekiyor.
Bu "inurl" kelimesini arama kutusuna yazdığınız her kelimenin başına getirmek yani tüm kelimelerin URL'de olduğu sayfaları ararken, kelimelerin başına bir kere "allinurl" yazmakla aynı işlevi görür.
Advanced Google Search Operators Bu yazının kaynağı: http://maraze.blogcu.com
03:33 - 22/7/2007 - {yok} -
Kategori: Belirtilmemiş
* Her iki arama teriminden birinin bulunduğu sayfaları getirmek için iki terimin arasına kapital "OR" sözcüğünü koyun. Örneğin, Antalya'da veya Bodrum'da tatil için bir arama yapmak isterseniz şöyle yazmanız gerekiyor: "tatil antalya OR bodrum"
* Domain içi arama: Belli bir websitesi içinde bir arama yapmak istiyorsanız, aramak istediğiniz sözcüğü yazıp ardından bir boşluk bırakıp "site" yazıp boşluksuz iki nokta üstüste (:) ardından yine boşluksuz arama yapacağınız sitenin alanadını yazın. Örneğin, Google'ın resmi sitesinde yardım konularını arıyorsanız şöyle yazarsınız: "yardım site:www.google.com" Ya da, Boğaziçi Üniversitesi ile ilgili kayıt bilgilerini bulmak istiyorsanız, şöyle yazmanız gerekiyor (siz tırnak koymayacaksınız tabii): "kayıt site:boun.edu.tr" (domainin başında www. olmuş olmamış farketmiyor, yalnız "site: " den sonra boşluk bırakmayacaksınız)
* Belli bir rakam aralığı içinde arama yapmak: Bu özelliği de belli bir aralık içinde yer alan rakamları bulmak için kullanabilirsiniz. Tarihlerden, ağırlıklara, fiyata istediğiniz ölçüleri bulmanız mümkün bu yolla. Örneğin, Atatürk'le ilgili 1920 ile 1930 yılları arasında kalan herşeyi bulmak için (Atatürk 1920..1930), 200 ytl ile 500 ytl arasında fiyata sahip tüm cep telefonlarını bulmak istiyorsanız (200..500 ytl cep telefonu) yazmanız yeterli. Yalnızca arama terimlerinizle beraber kutuya iki rakam yazın ve boşluksuz aralarına iki nokta (..) koyun ve bir boşluk bıraktıktan sonra "ytl" gibi, "kg" veya "kilo" gibi bir ölçü birimi koyun. Yıl için ayrıca bir şey gerekmiyor yukarıda gördüğünüz gibi. Boks sporunda belli kilolar arasındaki tüm boksörlerlin yer aldığı sayfaları bulmak için mesela "boks 70..100 kg" diye yazıp arayabiliyorsunuz.
* Bir arama yaparken boşlukları doldurma işini Google'a bırakmanız gerekebilir: Gerekirse cevabını bilmediğiniz bir soru da sorabiliyorsanız Google'a, bunun için * işaretini kullanmanız yetiyor. Örneğin arama kutusunun içine "* yerçekimini buldu" diye yazdığınızda size "yerçekimini buldu" kelimelerinin başına muhtemelen "newton'ı koyup "newton yerçekimini buldu" yazılı sayfaları getirecektir. * işaretini Google'ın tamamlamasını istediğiniz her yere koyabilirsiniz. Örneğin "* yerçekimini buldu", "yerçekimini * buldu", "yerçekimini buldu *".
* Eş anlamlılarıyla beraber aramak: İngilizce bir arama yaparken sadece yazdığınız sözcükleri değil, aynı zamanda onların eş anlamlılarını da bulmak istiyorsunuz, arama kutusuna yazdığınız sözcüklerin hemen başına "~" işaretini koyun. Örneğin, kutucuğa: "~food ~facts" (tırnaksız olarak) diye yazdığınızda her iki kelimenin ve onların eş anlamlılarının bulunduğu sayfalar gelir.
* İngilizce sözlük fonksiyonu: İngilizce bir kelimenin yine İngilizce sözlük karşılığını arıyorsanız, arama kutusuna söz konusu kelimenin başına "define:" koyarsanız karşınıza çok çeşitli kaynaklardan toparlanmış bir liste halinde kelimenin sözlük anlamları gelecektir. Aynı şekilde bir kere "define:" koyarak bir kaç kelimeden oluşan bir kelime grubunun anlamını da arayabilirsiniz.
(yazının kaynağı: Tebeşir)
03:17 - 22/7/2007 - {1} -
Kategori: Belirtilmemiş
Sitenizin/blogunuzun Google gibi arama motorlarında en üst sıralarda yer almasını istiyorsanız önem vermeniz gereken unsurların başında link ve içerik gelir.
* İçerik: Bol bol orijinal (yani sağdan soldan copy/paste olmayan), kaliteli içerikle asla kaybetmezsiniz, çünkü ne denli çok, anlamlı içeriğinizin varsa arama motorları tarafından o kadar çok indekslenirsiniz ve bunların her biri sitenize/blogunuza yönelik linkler halini alır. Özellikle Google "kopya içerik" (duplicate content) konusunda o kadar hassas ki, insanlar Google'ın bu "duplicate content" filtrelerine takılıp ceza almamak için Wordpress blogların kendi içindeki (arşiv, RSS, vs. gibi) kopya içerik yaratan sistemlerden kurtulmanın, en azından pisi pisine listelerden dışlanmamak için bu dosyaları Googlebotlara açmamanın yollarını arıyorlar. Varın siz düşünün aynı yazıyı veya tıpatıp aynı siteyi tekrar tekrar copy/paste edip (üstüne üstlük kaynağına da link vermeden) yayınlamanın Google'ın gözünde ne demek olduğunu... Yine, eğer bir blogunuz varsa, bu bloga yazdığınız her yazı/post, arama motorlarının listelerinde blogunuza yönelen linkler halini alır. Bu nedenle siteniz veya blogunuz için yapabileceğiniz en anlamlı şey kaliteli, özgün yazılar yazmaktır. Yazdıkça ve daha çok kelime kullandıkça, arama motorlarında yalnızca hedeflediğiniz anahtar kelimelerde değil, konunuzdan fazla uzaklaşmamaya özen göstererek, daha bir çok anahtar kelimede de sitenize ziyaretçi çektiğinizi göreceksiniz.
* Link: Google'da üst sıralarda (veya en üstte) yer almak için üzerinde durmanız gereken ikinci ve belki de en önemli konu sitenize/blogunuza link yaratmaktır. Link, internetteki başka sitelerden sizin sitenize uzanan bağlantılardır. Örneğin, başka bir blog benim bu blogumu "blogroll"una veya arkadaşlar listesine alırsa bu benim bloguma gelen bir backlinkdir. Arama motoru optimizasyonu (SEO), yani bir siteyi/blogu arama motorlarında en üst sıralarda yer alacak şekilde düzenlemenin can damarını, en azından Google için, bu backlinkler oluşturur. Ne kadar çok sayıda, kaliteli backlink'iniz varsa, Google tarafından da o kadar çok sevilirsiniz. Ama bu linkler oturduğunuz yerde kendi kendine oluşmuyor, ne yazık ki. Bunları şuralarda bulabilirsiniz:
- Dizinler
- İmzanızda URL kullanmanıza izin veren forumlar.
- Başka bloglar. Yalnız aman ha, bir bloga yorum bırakırken spam'le karıştırılmamaya çok dikkat edin. Bütün dünya spamden nefret ediyor ve önlemek için elinden gelen tedbiri almış durumda. Artık bir çok blogda, en çok yorum bırakanlara anasayfadan doğrudan link veren araçlar mevcut. Böyle bir link, yoruma eklediğiniz linkten çok daha ağır basar.
- Türkçe Reddit (Tr.Reddit.com), Digg, Delicious gibi ortak paylaşım alanları. Bir Squidoo lens'i yarataraki oraya da linkinizi anchor text (yazı arasına) ekleyebilirsiniz.
- Yaratıcılığınızı konuşturun. Bu işlerden anlıyorsanız, insanların hoşuna gidecek bir Wordpress şablon veya bir internet aracı filan yaratıp, altına kendi linkinizi yerleştirerek çok kısa sürede istemediğiniz kadar çok linke sahip olabilirsiniz.
- Bizde de yavaş yavaş yayılmaya başlayan makale dizinlerine linkinizin de bulunduğu yazılar göndermeyi deneyebilirsiniz. Ya da bildirgeç.org gibi komünite'lere katkıda bulunabilirsiniz.
- Eğer kendinize güveniyorsanız, ödülleri karşılayacak sponsor bulurum diyorsanız, bir anda çok büyüyüp, sitenize/forumunuza onbinlerce, yüzbinlerce link yaratmak istiyorsanız, siz de şu anda süren bir takım SEO yarışmaları gibi bir yarışma düzenleyebilirsiniz!
Şimdilik aklıma gelenler bunlar...
02:05 - 17/7/2007 - {3} -
Kategori: Belirtilmemiş
Zone.org'un düzenlemeye çalıştığı ancak yüzüne gözüne bulaştırdığı SEO yarışması'nın ne olduğu artık anlaşıldığına göre biz de artık rahat rahat başka işlerimize odaklanabileceğiz. Bu yarışma için kendimizi geliştirmek adına yabancı blogları gezerken, daha önce de Adsense'ten en çok kazananlar yazısı vesilesiyle sözünü etmış bulunduğum John Chow'un blogunu daha yakından tanıma fırsatım oldu. Son günlerde, bloguyla Google'da "make money online" (internetten para kazanma) anahtar kelimelerinde 200 küsür milyon sonuç arasında 1. sıraya yerleşen JohnChow aynı zamanda dünyada sadece blogculuktan ayda 10 bin küsür dolar kazanmayı beceren ender şanslılardan biri. Yine geçenlerde, sıfırdan başlayıp bugünlere nasıl geldiğini anlattığı bir e-kitap yayınlamış: "blogculuktan veya internetten para kazanma yolları" ile ilgili olarak bugüne kadar blogunda yayınladığı yazıları derleyip toparlayarak bir kitap haline getirmiş. İsteyenler blogundan ücretsiz indirebiliyor. Hatta çok isterseniz buradan indirmenize de bir şey demez herhalde: “Make Money Online With John Chow dot Com”
Blogları, sitelerden ayıran temel özellik: Yorumlar
Blogculuk denen fenomenin temelinde, blogun yazarı ile okurları arasındaki ilişki yatıyor. Bir blog yazarı yazılarıyla ne kadar çok insana ulaşabilirse, ne kadar çok okur o bloga yorum yazıp, katkıda bulunursa o blog da o kadar gelişiyor, büyüyor, blog oluyor...Bir blogu, internetteki herhangi bir siteden ayıran en önemli şey, okurların yorumda bulunabilmeleri, tepkilerini dile getirebilmeleri, interaktiflik yani... John Chow'un blogunda yer verdiği 2 yorum aracı, belki sizin de okurlarınızın yorumda bulunmalarına katkı sağlayabilir. Bunlar özellikle wordpress blogları için oluşturulmuş eklentiler.
Subscribe to Comments 2.0 (Yorumlara Abonelik 2.0): adlı ilk eklenti, yorum kutunuzun altına isteyenlerin işaretleyebileceği minik bir "Sonradan gelen yorumlardan beni haberdar edin" (Notify me of followup comments via e-mail) seçeneği ekliyor. Böylelikle, isteyen okurlarınız kendi yorumlarının ardından yapılan yorumlardan mail yoluyla haberdar olabilecekler. Şahsen ben denemedim ama, bu eklentiyi kurmanın son derece basit olduğu söyleniyor: 2 dosyayı Worpdress'e upload edip, Wordpress Plugins (eklentiler) kontrol panelinden aktive ediyormuşsunuz. Wordpress'in daha eski bir sürümünü kullanıyorsanız ise, eklentiyi devreye sokmak için HTML kodunuza minik bir PHP kodu eklemeniz gerekiyor.
Show Top Commentators: İkinci Wordpress eklentisi de, en çok yorumda bulunan okurları ödüllendirmeye yarıyor. Blogda en çok yorum yazan okurlar, Wordpress blogun sağ sütununda yazdıkları yorum sayısı ve kendi sitelerine veya bloglarına bir linkle beraber sergilenebiliyor.
Okurlar için asıl cazip tarafı (özellikle de kendi sitelerini Google'da yükseltmekle ilgilenen okurlar için) bu "en çok yorum yazanlar" kutusundan verilen linklerin "nofollow" etiketi taşımıyor olması. Artık, bloglara sırf kendi sitelerinin reklamını yapmak için yorum bırakan spamcileri engellemek için "nofollow" (takip etme) etiketi kullanılmaya başlandığından bu yana, bu nofollow etiketinin olduğu bloglara bırakılan yorumlardaki siteler Google tarafından kaale alınmıyordu. Ancak blogunuza böyle bir eklenti yükleyerek, sadık okurlarınıza bir kıyak atabilirsiniz. "En çok yorumda bulunanlar" kutusunda "nofollowsuz" doğrudan linkine yer verilen site/blog sahipleri hem Google tarafından sevilen-sayılan bir linke kavuşmuş oluyor hem de belki ekstra trafiğe.
Bu eklentiyi Wordpress blogunuza eklemek için, tek dosyayı Eklentiler dosyasına upload ederek, Wordpress Eklentiler kontrol panelinden aktive edin. Daha sonra, blogunuzun HTML koduna, bu kutuyu yerleştirmek istediğiniz noktaya [?php ns_show_top_commentators(); ?] kodunu ekleyin (yalnız en baştaki ve sondaki ayraçların yerine <, > işaretlerini koymanız gerekiyor). Bunun için en uygun yer genellikle blogunuzun kenar sütunlarıdır.
03:46 - 10/6/2007 - {1} -
Kategori: Belirtilmemiş
Google'ın PageRank aracı, arama motoru optimizasyonuyla (SEO) ilgilenen çevrelerde en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Kimileri hiç bir işe yaramadığını ileri sürerken, kimileri de Google PageRank değerinizin, sitenizin Google'ın gözündeki değeri hakkında genel bir fikir verdiğini ileri sürmekte. Hangi görüş haklı olursa olsun, bu Google PageRank aracını (önemini fazla abartmadan, ancak tamamen de yok saymadan) göz önünde tutmanız faydalı olabilir.
Sözünü ettiğimiz bu Google PR aracı, kolayca bilgisayarınıza yükleyip, browser'ınıza yerleştirebileceğiniz basit bir düğme gibi bir şey. İnternette surf yaparken, bu basit düğme, o anda ziyaret etmekte olduğunuz sitenin ya da sayfanın Google PageRank'ini gösterecektir. Google tüm internet sayfalarını 0 ile 10 arası değişen bir ölçek ile değerlendirir. O anda browser'ınızda hangi sayfa açıksa, Google'ın o sayfaya vermiş olduğu değer, Araç çubuğu'ndaki PageRank aracında 1 ila 10 arasında siyah bir karaltı olarak kendini gösterir. Buna da Google PageRank (GPR) denir ve koca bir SEO endüstrisi bunun etrafında döner!
PageRank Karmaşası
Bir çok kişi, Google'ın aslında bir sayfanın gerçek değerini bize göstermediğini, bu PR düğmesinin çoğu kez eski bilgilere dayalı olduğunu ve o siteyle ilgili gerçek bilgileri yansıtmadığını savunuyor. Google asla tüm sırlarını açığa vurmadığından bunda da bir gerçeklik payı olabilir. Zaten hangi şirket tüm sırlarını açıklar ki, hele ki gezegendeki en büyük ekonomik gücün yani internetin anahtarlarını elinde bulunduran şirket açıklasın?
SEO uzmanlarının çoğu Google'ın bir dizi sıralama faktörüne göre sayfanızı değerlendirdiğine inanıyor. Google'ın PageRank algoritması (oylama sistemi) ve Hypertext-Matching Analizi (sayfa içeriği analizi) bu bir dizi faktörden sadece ikisi.
Google'ın PageRank hakkındaki açıklaması
Google, kendi resmi web sitesinde yaptığı açıklamada, yine tamamen kendilerine ait olan patentli PageRank algoritması'nın 1998 yılında Larry Page ve Sergey Brin tarafından kurulan Google web sıralandırma sistemlerinin kalbi olduğunu açıkça ilan ediyor. Yine aynı yerde, Google tüm interneti araştırıp, belli bir aramaya uyacak en alakalı ve en önemli sayfaları bulmak için sayısız faktör kullandığını, PageRank'in de bunlardan biri olduğunu bildiriyor.
PageRank sistemi, internetteki en önemli sayfaları belirlerken, "500 milyon değişken ve 2 milyar terimi" değerlendirmeye alıyor. Google, her bir sayfanın bir diğer sayfa için oy kullandığını ve bu oyların PageRank'e yansıtıldığını açıkça belirtiyor. Belli sitelerin veya sayfaların oyları diğerlerinden daha değerli olabilir. "Önemli sayfalara daha yüksek PageRank verilir ve arama sonuçlarının tepesinde görünürler" diyor Google.
Bence, çoğu SEO uzmanı, bir sayfanın gerçek PageRank değeri veya Google'ın o sayfaya/siteye verdiği gerçek değeri fazla kafaya takıyorlar. Herhangi bir sayfanın gerçek değeri zaten Google arama sonuçlarında karşımızda duruyor. Eğer bir sayfa, belli bir anahtar kelimede sürekli olarak Google'da 1. sırayı işgal ediyorsa, Google'ın o sayfaya verdiği değer veya gerçek PageRank'i bellidir. Yok eğer sayfanız, belli bir kelimede devamlı 1000. sıradaysa, demek ki Google sayfanızın o anahtar kelimede pek önemi olduğunu düşünmüyor.
Daha yüksek PR, siteniz ve sitenizin anahtar kelimeleri için daha yüksek sıralamalar anlamına geliyor. Çok daha yüksek trafik ve çok daha fazla satış anlamına geliyor. Eğer sitenizi Google'a göre optimize ediyorsanız, mümkün olan en yüksek PR'ı en kısa sürede elde etmek için elinizden geleni yapmalısınız:
1. Sitenizle alakalı konularda yüksek PR'lı sitelerden tek yönlü (karşılıksız) link almak 2. Kaliteli, özgün içerik 3. Düzgün site içi navigasyon 4. Doğru optimizasyon (anahtar kelimeleri doğru yerlere yerleştirmek, vs.) 5. Düzgün formatlama.
Google PageRank aracını kullanmıyorsanız, mutlaka kullanmaya bakın. Şu adresten yükleyebilirsiniz:
http://toolbar.google.com
Ayrıca, herhangi bir sitenin ya da sayfanın üzerindeki tüm gelen-giden bağlantıların (linklerin) PR değerini bir bakışta görmek istiyorsanız, bunun için de harika bir araç daha var:
http://www.iwebtool.com/visual_pagerank
PageRank'i bir takıntı haline getirmeden, daha iyi siteler ve sayfalar kurmak için yararlanabilirsiniz. Bu kadar karmaşık bir sistemin tüm karışıklıklarına, bilinmeyenlerine ve yanlış bilinenlerine karşın, Google PageRank sistemini bir kez fethederseniz, karşılığını da fazlasıyla göreceksinizdir.
Yazının kaynağı: SiteProNews adlı siteden Titus Hoskins imzalı bir yazıdan çeviridir. Yazının Türkçe aslı Zonenoktaorg Ödüllü SEO Yarışması blogunda yer almaktadır.
21:47 - 7/6/2007 - {yok} -
|
En Çok Okunan Yazılar
Webmasterlar İçin Google Kılavuzu
Google'da Üst Sıralara Çıkmak - Arama Motorlarına Uyumlu Siteler
Para Karşılığı Anket Yaptıran Şirketler
İnternetten Para Kazanmanın Yolları- Google Adsense I
Sitenizi Google'a Kayıt Ettirmek
Google'ın İlk Sırasına Yerleşmek
İnternetten Para Kazanmanın Yolu- Google Adsense II
İnternetten Para Kazanma Yolları- Google Adsense III
Site veya Blogunuzu Google'a Eklemenin En Hızlı Yolu
Google Webmaster Kriterlerini Yeniledi
Ufak Tefek Adsense Taktikleri ve İtirafları
Blog Araçları: RSS, Chat Kutusu, Video, MP3, Ziyaretçi Sayacı...
Ücretsiz Ziyaretçi Sayacı ve Ayrıntılı Trafik Raporu
Google Adsense Gelirinizi Arttırmanın 10 Altın Kuralı
SEO için Anahtar Kelimelerinizi Nereye Yerleştirmelisiniz?
Google PageRank Sistemi Nedir?
Google Adsense Tavsiyeleri Artık Çok Daha Kazançlı
Google ve Yahoo'da Kaçar Sayfanız Görünüyor
Wordpress Blog Araçları
Google'da En Üste Çıkmak İçin Ne Lazım?
En Kullanışlı Firefox Eklentilerinden Bir Demet
Google'ın Gelişmiş Arama Fonksiyonları Neler?
Google John Chow'a Naaptı?- Bir Google Tokadı Öyküsü
Son Yazılar
Google Adsense ve İnternetten Para Kazanma Yolları: Bağlantı Bir
Justin.tv: Blogcular yaşamlarını web'den 24 saat naklen yayı
En Kullanışlı Firefox Eklentilerinden Bir Demet
Google John Chow'a naaptı?
Google John Chow'a naaptı? (yazının devamı)
Google'ın gelişmiş arama fonksiyonlarıyla neler yapılabiliyo
Google'ın gelişmiş arama fonksiyonlarıyla neler yapılabiliyo
Google'da en üste çıkmak için ne lazım?
Wordpress blogunuza ekleyebileceğiniz iki yorum aracı
Google PageRank sistemi ve Google PageRank aracı
Google Adsense Gelirinizi Arttırmanın 10 Altın Kuralı
Arama Motoru Optimizasyonu'nda (SEO) Backlinklerin Önemi
SEO için Anahtar Kelimelerinizi Nereye Yerleştirmelisiniz?
"Googlebomb" ve "Googlewash" terimleri aslında ne demek?
Blogunuza RSS, Chat Kutusu, Video, MP3, Ziyaretçi Sayacı, Aklını
Ücretsiz Ziyaretçi Sayacı ve Çok Ayrıntılı Trafik Raporu Arayanl
Terbiyesizlik, yalancılık, bayağılık "Star Işığı" oldu
Google Adsense Tavsiyeleri Çok Daha Kazançlı Hale Getirildi
Google ve Yahoo'da kaçar sayfanızın listelendiğini öğrenmek
Adsense ilanlarının yanına resim koymak resmen yasaklandı
Macaristan'ın SEO yarışması: Linkfelho
Google'da İlk Sıraya Çıkabilmek için Başkalarına İhtiyacınız
Sandbox'dan sonra şimdi de -30 diye bir filtre mi çıktı?
Google Webmaster Kriterlerini Yeniledi
İnktomi arama robotunun ne işe yaradığını anlamış değilim
|